FAYDALI BİLGİLER
Yoğurt
  • Yoğurt bağışıklık sistemini güçlendirerek bir çok hastalığı önleyici etkiye sahiptir. Yoğurdun ve yoğurt üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyonlar, gastro intestinal hastalıklar ve astım gibi hastalıkları önleyici etkilerinin olduğu yapılan araştırmalarda bulunmuştur.
  • Yoğurdu sofralarından eksik etmeyen kişiler ve özellikle yaşlılar gibi bağışıklık sistemi baskılanmış gruplarda bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklara karşı direnç artmaktadır.
  • Zararlı bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı etkisi bulunmaktadır, mide rahatsızlıklarını önler.
  • Yoğurdun içerdiği probiotik ve prebiotik maddelerin kabızlık, ishal, kalp hastalıkları, şeker, kemik erimesi, oburluk ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği özellikle immunoglobulin A'dan zengin olduğu, B grubu vitaminler ve Folik asit sentezinde yer aldığı, laktozun sindirimini kolaylaştırdığı ve ishali önleyici etkisinin bulunduğu bilinmektedir.
  • Deyim yerindeyse, yoğurt 7'den 70'e herkese lazım. Hatta en çok 7' sindekine ve 70'indekine lazım. Bu yüzden çocuk yaşlı herkesin günlük beslenmelerinde muhakkak yoğurda yer vermesi gerekmektedir.
  • Düzenli yoğurt tüketimi sonucunda özellikle çocuklar ve gençler için günlük alımı önerilen vitamin A, folik asit, vitamin B12, kalsiyum ve magnezyumun önemli bir bölümü vücuda alınmaktadır.
  • Lâktaz enzimi salgılayamayan (laktoz intolerans) kişiler, sütte mevcut olan laktozu sindiremezler. Süt tüketemeyen bu kişiler, yoğurt gibi fermente gıdaları rahatlıkla tüketebilmektedirler.
  • Şişmanlık, dünyada sayısı gün geçtikçe sürekli artan önemli bir sağlık problemlerinden birisidir. Yapılan çalışmalar, süt ve süt ürünlerinin kilo kaybı veya kilo kontrolü amaçlı hazırlanan beslenme programlarında önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.
  • Günlük enerji alımının azaltıldığı beslenme programlarında ve kilo sorunu olan kişiler üzerinde yapılan çalışmalarda, kalsiyum destekleri ile veya yoğurt gibi süt ürünleri tüketerek alınan kalsiyum ile vücut yağı oranı arasında ters bir ilişki olduğu gösterilmiştir.
  • Süt kaynaklı ürünler tüketilerek alınan kalsiyumun, eşdeğer miktarda alınan kalsiyum desteklerine göre vücuttaki yağ kaybına ve yağ dağılımına olan etkisinin daha etkili olduğu belirtilmiştir. Bunun nedeni olarak, sütte bulunan bazı bileşenlerin de bu metabolizmaya katkı sağladığı söylenmişti.
  • Civa, kurşun, gümüş, bakır, çinko, alüminyum ve demir gibi ağır metallerin suda çözünen tuzları kazein tarafından bağlanarak çöker. Bu sebeple, metal zehirlenmelerine karşı, zehirli maddelerle çalışan kişilerin sürekli olarak süt ve yoğurt tüketmeleri sağlanarak korunmaları önerilmektedir.
  • Kendi kendine barsak zehirlenmeleri, kronik diyare, dizanteri, gaz yapma, hazımsızlıktan kaynaklanan ağız kokusu, kabızlık, mide kanamaları, gebelikte aşırı sıkıntılar gibi hastalık ve düzensizliklere karşı güvenle ve başarıyla tüketilebilen yoğurt, aynı zamanda mikroorganizmaları yok edici özelliğe de sahiptir.
  • Yoğurdun yapısı ve içerdiği besin değerleri nedeniyle insan sağlığı açısından kaynağı sütte bile olmayan faydalara sahip bulunduğu, vücudun yoğurdun içindeki kalsiyum ve proteini süte göre daha çabuk emdiği, bu nedenle de kemiklerin gelişimi açısından süte göre daha etkili olduğu belirtildi.
  • Doğal Yoğurt Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıdadır.
Peynir
  • Yatmadan bir iki saat önce bir dilim peynirle ve ekmek yenirse, sabaha kadar kan şekeri dengede olacağı için bir açlık kriziyle uyanılmaz.
  • Hamilelik döneminde ve kemik erimesinde yüksek kalsiyum ihtiyacı da, peynirin içerdiği zengin kalsiyum ile karşılanabilir.
  • Peynir de süt gibi iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Süt sevmeyenler için peynir kalsiyum bakımından iyi bir kaynaktır.
  • Fosfor vücudumuz için büyük önem taşıyan minerallerdendir. Vücudumuzdaki fosforun yaklaşık yüzde 75- 80'i kemik ve dişlerdedir. Süt özellikle fosfordan yana zengin bir gıdadır. Bu nedenle peynir de fosfor için iyi bir kaynak oluşturabilir.
  • Beyaz peynir D vitamini açısından çok zengindir.
  • Düzenli süt içenler ya da süt ürünleri tüketenlerin yeterince D vitamini aldığı söylenebilir. Ayrıca vücut güneş ışınlarına maruz kaldığında, kendisi de D vitamini üretir. Yaşlılıkta kemiklerin zayıflamasına (osteoporoz) karşı, günde 400–800 ünite kadar D vitamini takviyesi alınması yararlı olmaktadır.
  • D vitamini, kalsiyum ve fosfor kemik dokusunun çimentosu olarak görev yapar.
  • D vitamini esas olarak bağırsaklarda kalsiyum ve fosfor emilimini arttırarak vücuttaki kalsiyum/fosfor dengesinin sağlanmasında önemli rol oynar. Kalsiyum ve fosfor ise birlikte hidroksi apetit kristalleri şeklinde kemik dokusuna çökerek mineralizasyonu sağlar. Bir başka deyişle kalsiyum ve fosfor kemik dokusunun çimentosu olarak görev yapar. Bu sayede kemikler uçlarındaki kıkırdak dokunun mineralize olmasıyla uzar ve bu süreç büyüme tamamlanıncaya kadar sürer. Erişkin dönemde ise küçük travmalarla yıpranan kemik dokusunun yerine yeni kemik yapımı için de kalsiyum/fosfor ikilisine, dolayısıyla D vitaminine ihtiyacımız vardır. D vitamini yetersizliğinde özellikle hızlı kemik uzamasının olduğu ilk iki yaşta olmak üzere kemik mineralizasyonu bozulur ve vücudun kalsiyum ihtiyacı bağırsaklardan emilim yerine kemik dokusundaki kalsiyum deposundan sağlanır. Bu durumda kemik uçlarında genişleme, yük binen kemiklerde eğrilme, kalsiyum düşüklüğüne bağlı havale, diş çıkarmada ve yürümede gecikme, kas güçsüzlüğü gibi bulgularla karakterize raşitizm hastalığı meydana gelir. Bir başka deyişle raşitizm, D vitamini yetersizliğinin büyüyen kemik dokusunda oluşturduğu klinik tablodur.